Bugun...
SON DAKİKA

Olan Yine Vatandaşa Oluyor

 Tarih: 24-03-2025 13:45:00
Neşide BALLI

Son yıllarda ne zaman dünya genelinde bir kriz çıksa, ya da ülke içinde bir gelişme yaşansa, hep aynı tabloyla karşılaşıyoruz: Döviz fırlıyor, altın yükseliyor, halkın alım gücü düşüyor. Savaş mı çıktı? Petrol fiyatları mı arttı? Bir yerde siyasi bir kriz mi yaşandı? Faturayı yine biz ödüyoruz.

Türkiye ekonomisi, özellikle dövize bağımlı bir yapı içinde. Enerji, sanayi, tarım, teknoloji…

 Her alanda dışa bağımlı olunca, dünyadaki her gelişme doğrudan cebimize yansıyor.

Küresel bir kriz olduğunda döviz yükseliyor çünkü yatırımcılar güvenli limanlara kaçıyor.

Türkiye’de siyasi ya da ekonomik bir belirsizlik yaşandığında yine döviz artıyor, çünkü piyasalarda güven

kaybı yaşanıyor.

Petrol ve doğalgaz gibi dışa bağımlı olduğumuz kaynakların fiyatı arttığında, ithalat pahalanıyor ve bu doğrudan

zam olarak geri dönüyor.

Kısacası, biz dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan olayların en hızlı yansıdığı ülkelerden biriyiz.

Ekonomik krizlerde yatırımcılar paralarını korumak için dövize ve altına yöneliyor. Türkiye’de de halk yıllardır döviz ve altını tasarruf aracı olarak görüyor. Çünkü para piyasalarına olan güven az.

İnsanlar TL’de kalınca enflasyon karşısında eriyip gittiğini görüyor.

Bankada mevduat faizi cazip olmayınca vatandaş ya altın alıyor ya da döviz.

Ekonomi kötüye gittikçe bu kısır döngü devam ediyor.

Bu döngü kırılmadıkça, Türkiye ekonomisi dalgalı denizde savrulan bir gemi gibi olmaya devam edecek.

Döviz yükseldiğinde ne oluyor? İthal edilen her şey pahalılaşıyor. Bu da doğrudan fiyatlara yansıyor.

Market raflarında zam üstüne zam görüyoruz.

Elektrik, su, doğalgaz faturaları giderek artıyor.

Akaryakıt fiyatları yükselince her sektörde maliyetler katlanıyor.

Asgari ücret artsa bile enflasyon karşısında eriyip gidiyor.

Halkın cebindeki para aynı kalsa da, aldığı ürünler azalıyor. Kısacası, dövizin yükselmesi demek, hayat pahalılığı demek!

Bu kısır döngüyü kırmanın yolu, dışa bağımlılığı azaltmaktan geçiyor. Üreten, kendi kendine yetebilen bir ekonomi modeli şart.

Tarımda, sanayide ve enerji sektöründe yerli üretimi artırmalıyız.

Dışa bağımlılığı azaltacak politikalar geliştirilmeliyiz.

Yatırımları destekleyerek ekonomik güveni sağlamalıyız.

Vatandaşın alım gücünü koruyacak düzenlemeler getirmeliyiz.

Eğer bunlar yapılmazsa, dünyanın bir ucundaki bir olayda bile döviz ve altın fiyatları yükselmeye devam ederken, biz de her zamanki gibi faturayı ödeyen taraf olmaya devam edeceğiz

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI